Sinüsler ve burun histolojik olarak aynı mukozayla örtülü yapılardır. Bu nedenle ikisi tek bir organ olarak kabul edilir. Burunda olan bir olay sinüsleri veya sinüslerdeki bozukluklar burnu direkt olarak ilgilendirebilir. Sinüslerin kapalı ve küçük kanallarla burna bağlanıyor olması onu bazı hastalıklara daha açık hale getirir.

Benim tecrübelerime göre sinüs hastalıklarının çoğunun temeli bebeklik ve çocukluk çağında atılır. Yenidoğanda kafatası kemikleri hamur kıvamında ve şekillendirilebilecek derecede yumuşaktır. Doğuştan geniz eti burun çıkışında daralmaya neden oluyorsa Bernoulli¹ prensibine göre burun içi ve sinüs siteminin basınçları etkilenir. Nefes almaya çalışan bebek burun cıdarlarına ve etmoid sinüslere normalden fazla negatif basınç uygularlar. Kronik dönemde bu bulla etmoidalis denilen ve kilit noktada bulunan sinüsün aşırı büyümesine, orta konkanın kemiğinin balonlaşmasına neden olur. Bu nedenle geçmeyen geniz eti olgularında kronik obstruksiyon varsa geniz etinin komplikasyon yaratmadan önce alınması gerekir. Bu yaş sınırı yine tecrübelerime göre 2,5 ve sonrasıdır.

Geniz eti ameliyatı olmayan veya nazal aerodinamiği iyi olmayan insanlarda yaş ilerledikçe bunun yapılarının anatomisi bozulmaya devam eder. Bu kısır döngüdür ve kronik enfeksiyon dar olan drenaj kanallarını daha çok bozabilir.

Sinüsler günde 2 litre kadar mukus denilen sıvı üretir. Bu sıvı hep aynı yolları izleyerek burun içerisine ulaşır. Mukus burnun mekanik temizliği, havanın süzülmesi, ısıtılması ve mikroptan arındırılması gibi görevlere yardımcı olur. Ben hastalarıma bu sistemi devamlı akan bir dere gibi örneklendirerek anlatırım. Dere akarsu olduğu için pislik tutmaz. Burun sinüs arasındaki bağlantı kanallarının iyi çalışmıyor olması bu derenin önüne set çekilmesi demektir. Barajlarda olduğu gibi arkasında bir göl oluşur ve göl içerisi daha pis ve bataklık şeklinde olabilir. Bu durum sinüzitte de aynıdır.

Buradan yola çıkarsak kronik sinüzitin tedavisi akışı engelleyen ve kanalları daraltan problemin yok edilmesidir. Bu amaca ulaştıktan sonra vücut normal dinamiğiyle sinüste hastalık yapan mikrop vb. oluşumları doğal yollarla temizleyecektir. Bu ameliyatın adı FESS yani fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisidir. Amaç bozulmuş fonksiyonu yerine getirmektir.

Burun orta kısmında septum adı verilen ve burun deliklerini ayıran bir perde vardır. Bu yapı birçok nedenden etkilenerek çeşitli eğilmeler gösterebilir. Eğer nazal dinamiği bozacak derecede eğriyse veya sinüslerin önünde drenajı bozacak şekildeyse düzeltilmelidir. Septoplasti ameliyatında amaç agresif davranarak tümünü ortadan kaldırmak değildir. Şunu unutmamak gerekir burun ve sinüs ameliyatları dokuları maksimum derecede koruyarak en az kesi ve doku çıkaracak şekilde, maksimum fonksiyon kazandırma operasyonudur. Unutmayın ki gereksiz yere fazladan çıkarılıp atılan doku o bölgede fonksiyon kaybı ve kalıcı hasara neden olur. Bunu örneklendirirsek burun da böbrek gibi fonksiyon gören bir organdır. Siz ameliyat olurken glomerüllerinizin gereksiz yere atılmasına razı olmak ister misiniz?

 

 

¹Bernoulli prensibi: Borunun orta kısmı uçlarına oranla daha darsa hava bu borudan geçerken dar kısma geldiğinde sürati artar ve basıncı azalır. Dar kısımdan geniş kısma geçtiği zaman sürati azalır ve basıncı yükselir. Buna göre sabit havanın hızının basınçla çarpımı sabittir.

Bu Sayfayı Tek Tuşla Paylaşabilirsiniz