Kulak fizyolojik fonksiyon açısından çok komplike bir sistemdir. Kulak ameliyatı -kulak mikrocerrahisi diyebiliriz, bu nedenle her yerde uygulanma imkanı olmayan bir ameliyattır. Gerekli ameliyathane ve mikroskop imkanları sıradan birçok hastanede mevcut değildir. Mevcut olanların da teknolojik gelişmişliği sorgulanmalıdır.

Kulak dış kulak, orta kulak ve iç kulak olarak üç bölümde incelenir. Ancak iç kulağın devamı olan beyinsapı ve buradan işitsel kortekse kadar olan bölüm de kulağın ayrılmaz bir parçasıdır. Kulak kepçesi ve dış kulak yolundan alınan ses dalgaları orta kulağa gelir. Orta kulak zarla başlar, iç kulakta oval pencere denilen diğer bir zarla biter. Orta kulağın giriş penceresiyle çıkış penceresinin yüzey alanı farkı ve bu iki sistem arasında mekanik ses enerjisini ileten kemikçikler sayesinde ses 38 kat artarak iç kulak sıvılarını titreştirir. İç kulakta salyangoz içerisindeki korti organı bu titreşimleri elektrik enerjisi olarak işitme sinirine verir. Buradan beyin sapındaki çekirdekler aracılığı ile beynin temporal bölgesindeki işitme merkezine ulaşır.

Kulak ameliyatı yapabilmek için kullanılan en önemli araç kulak mikroskobu ve mikrocerrahi aletleridir. İyi bir anestezi ekibi ve ameliyat hemşiresi yapılan işin en önemli destekçisidir. Ameliyat sırasında kanamanın az olması yani hipotansif anestezi konusunda uzman bir anestezistle çalışmak önemlidir. Ameliyatı bölgesi yaklaşık 10 mm³ lük bir hacim içerisindedir. Gerektiğinde vücudun en küçük kemiği olan stapes üzerinde uygulamalar yapılır. Stapesin tabanı oval ve uzun çapı yaklaşık 1mm olan bir kemiktir.

İşin küçük bir bölgede mikrocerrahiyle steril ortamda yapılıyor olmasının yanısıra en önemli zorlaştırıcı faktör fasial sinir yani yüze giden sinirin tam bu boşluk içerisinden geçen iki parçasının olmasıdır. 

Bu Sayfayı Tek Tuşla Paylaşabilirsiniz